Hedef: 2030 yılına kadar karbon nötr bir şirket olabilmek

Abdi İbrahim, “Değişen Dünyanın İyileştiren Gücü Abdi İbrahim’in Türkiye’deki Sosyoekonomik Etkisi” isimli raporunun sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. 2020 yılını kapsayan sosyoekonomik etki analizine göre Abdi İbrahim, Türkiye’deki operasyonları sonucunda, sağladığı istihdam, yaptığı yatırım, gerçekleştirdiği ihracat hacmi ve ödenen vergiler sonucu ülkeye yaklaşık 645 milyon dolarlık katma değer yarattı. 2020 yılında Abdi İbrahim’in ekonomiye doğrudan etkisi 287 milyon dolar, dolaylı etkisi 63 milyon dolar oldu. Tetiklenen ekonomik değer ise 295 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Bu iki rapor, Abdi İbrahim CEO’su Dr. Süha Taşpolatoğlu, Abdi İbrahim Kamu İlişkileri ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. M. Oğuzcan Bülbül ve Deloitte Danışmanlık Şirket Ortağı, Strateji, Analitik ve M&A Lideri Elif Düşmez Tek’in katıldığı toplantıda kamuoyu ile paylaşıldı.

CEO Dr. Süha Taşpolatoğlu, Abdi İbrahim’in, 3 bin 918’i Türkiye’de olmak üzere dünyada doğrudan 4 bin 452 kişiye istihdam sağladıklarını, dolaylı olarak ise tedarik zinciri üzerindeki etkileri dahil olmak üzere toplam 20 bin kişiyi istihdam ettiklerini söyledi.

Taşpolatoğlu, kadınların iş hayatına katılımını artırma çalışmaları kapsamında, kadın çalışanların Türkiye’deki doğrudan istihdamın yüzde 31’ini, yönetim ekibinin ise yüzde 37’sini oluşturduğunu dile getirdi.

Şirketin yerel operasyonları sonucunda ekonomiye 25 milyon dolarlık vergi katkısı sağladıklarını vurgulayan Taşpolatoğlu, küresel pazar liderleriyle ortaklık kurarak Türkiye’de 70 milyon dolar doğrudan yabancı yatırım yapılmasının sağlandığını belirtti. Öte yandan Taşpolatoğlu, uluslararası pazarlardaki etkin dağıtım ağı üzerinden de 60’tan fazla ülkeye yurt dışı satışlar hariç olmak üzere 70 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini, yerli ve sürdürülebilir tedarik zinciri çalışmaları ve yeni yatırım planları ile bu yıllık etkinin 2023 itibariyle yaklaşık 2 kat büyümesinin öngörüldüğünü söyledi.

Abdi İbrahim sosyoekonomik etki raporu ile eşzamanlı, ilkini 2013 yılında yayınladığı “Geçmişten Geleceğe İyileştirme Yolculuğu” başlıklı 2019 -2020 dönemini kapsayan 5. Sürdürülebilirlik Raporunu da tamamladı.

5. Sürdürülebilirlik Raporu, Küresel Raporlama Girişimi’nin (Global Reporting Initiative-GRI) SKA Haritalama Hizmetinden (SDG Mapping Service) geçen Türkiye’nin ilk kurumsal sürdürülebilirlik raporu olma özelliğini taşıyor. Rapor, aynı zamanda, UNGC 11. İlerleme Bildirimi, Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) İlerleme Bildirimi ve UNGC CEO Water Mandate kapsamındaki ilerlemeyi de içeriyor. Abdi İbrahim’in genel merkezi, Türkiye’deki üretim tesisleri ve saha iş birimlerini kapsayan kalitatif ve kantitatif verilerin yer aldığı raporda, şirketin iç ve dış paydaşlarıyla gerçekleştirdiği sistematik ve kapsamlı projeler ve hedeflerle ilgili detaylı bilgiler yer alıyor.

Taşpolatoğlu, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalar sonucu Abdi İbrahim’in, hem şirket merkezinde hem de üretim kompleksinde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanarak elektrik tüketiminden kaynaklı karbon ayak izini sıfıra indirdiğini açıkladı. Şirketin tüm faaliyetlerinde ise karbon ayak izinde sadece 1 yılda yüzde 53 oranında azaltım sağladığını söyledi.

Dr. Taşpolatoğlu, ‘Değişen dünyanın iyileştiren gücü’ olma misyonu doğrultusunda dünyadaki değişime iyi yönde katkı sunmak istediklerini belirtti ve şunları söyledi: “Dünyamızı ve toplumumuzu iyileştirmek için sorumluluk duyuyoruz. İşimize dört elle sarılıyoruz. Bunun sadece şirketimize değil ülkemize, toplumumuza ve dünyamıza iyi geleceğine yürekten inanıyoruz.’’

Bugüne dek düzenli bir şekilde yayınlanan Sürdürülebilirlik Raporları ile kamuoyuyla paylaştıklarını vurgulayan Taşpolatoğlu, bu yıl bir adım daha atmaya ve Deloitte ile birlikte “Değişen Dünyanın İyileştiren Gücü Abdi İbrahim’in Türkiye’deki Sosyoekonomik Etkisi” isimli etki raporunu yayınlamaya karar verdiklerini belirtti.

Taşpolatoğlu, “Etki raporunu hazırlama kararı, esasında şirketimizin 2025’e kadar büyüme stratejisinin esaslarını ortaya koyan VISION 2025’in doğal bir sonucu oldu. Uluslararası alanda da güçlü ve iddialı büyüme ile iki kat daha güçlü bir Abdi İbrahim olmak için var gücümüzle çalışıyoruz. İşte bu noktada, pandemi döneminin en zor günlerinde gündemimize aldığımız VISION 2025 stratejimizde topluma katkı konusuna da daha geniş bir perspektiften bakarak, etki kavramı üzerinde durduk. 109 yıldır ilaç üretiyoruz. Ama yaptığımız işi sadece ilaç üretmek olarak görmüyoruz. Milyonlarca insana daha iyi ve sağlıklı bir yaşam sunmak için çalışıyoruz. Ar-Ge’ye, teknolojiye yatırım yapıyor, uluslararası standartlarda tesisler kuruyor, üretimimizi artırıyor, ihracat bölgelerimizi genişletiyor ve istihdama katkımızı her geçen yıl daha da artırıyoruz. Uzun vadeli hedefimiz, dünyanın en büyük 100 ilaç şirketinden biri olmak” diye konuştu.

Etki raporunda yer alan istihdam, yatırım, ihracat hacmi ve vergiler ile yarattığı 645 milyon dolarlık katma değere dikkat çeken Taşpolatoğlu, “Yarattığımız katma değerin yeni yatırım planlarımız ile 2023 itibariyle yaklaşık 2 kat büyüyeceğini öngörüyoruz. Bu misyonla yola çıkarak, ‘2030 Etki Hedeflerimiz’ ile hem bugün hem de yarın, Türkiye’nin sürdürülebilir refahını şekillendirmeye kararlıyız’’ dedi.

Kamu İlişkileri ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. M. Oğuzcan Bülbül, “Hedefimiz 2030 yılında karbon nötr bir şirket olmak. Bu hedefimizin, Sayın Cumhurbaşkanımızın 21 Eylül’de Birleşmiş Milletler’in 76. Genel Kurulu görüşmelerinde yaptığı konuşmasında Paris Anlaşması’nın Ekim ayında Meclis onayına sunulacağını belirtmesinin ardından çok daha önemli ve anlamlı hale geldiğini düşünüyoruz. Tüm faaliyetlerimizde çevrenin korunmasını, doğal kaynakların verimli kullanılmasını, atıkların kaynağında azaltılıp ayrıştırılmasını ve geri dönüştürülmesini, çevre politikamızın ve geleceği iyileştirme hedefimizin temel dayanağı olarak görüyoruz.

İnsan sağlığının, gezegenimizin sağlığına bağlı olduğu bilinciyle tüm iş süreçlerimizi, karbon ayak izimizi en aza indirme hedefimizi gözeterek gerçekleştiriyoruz. Sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımımızın en somut adımlarından birini 2020’de attık. İstanbul’daki Esenyurt Üretim Kompleksimiz ve Genel Müdürlük’teki elektrik ihtiyacını, güneş ve rüzgâr enerjisi santrallerinden karşılayarak, yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanımına geçen ilk Türk ilaç şirketi olduk” diye konuştu.

Sürdürülebilirlik çalışmalarımız kapsamında Karbon Saydamlık Platformu’na iklim değişikliği ve su güvenliği kategorilerinde bildirim yapan ve not alan bir şirket olduklarını söyleyen Bülbül, “Ayrıca Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi girişimi CEO Water Mandate imzacısı olan, şirketin ürettiği ürünlerin hammaddelerinin elde edilmesinden başlayarak, üretim, kullanım, yaşam sonu ve bertarafına kadar geçen tüm yaşam döngüsü boyunca çevresel etkilerinin hesaplandığı yaşam döngü analizlerini tamamlayan ve Paris Anlaşması’nın öngördüğü hedefler ile paralel olarak değer zincirinin her bir aşamasındaki karbon ayak izini azaltacak projeleri hayata geçirmeye başlayan tek Türk ilaç şirketi de yine Abdi İbrahim” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir