Covid artık aşısızların hastalığı!

Uzun bayram tatilinin ardından koronavirüs vaka sayıları tırmanışa geçti. Yetkililer, salgından kurtulmada aşının büyük rol oynadığını vurgulayarak aşı olmayan kişilere aşı çağrısında bulunuyor. Uzmanlar, şekil değiştiren koronavirüsün artık gençleri daha çok etkilediğini ve koronavirüse bağlı ölümlerin çoğunun aşısız kişilerde görüldüğünü söylüyor.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zafer Kurugöl, “Bayram tatilinin getirdiği iki olumsuzluk oldu. İlki, insan hareketliliği ve kişilerin teması arttı. Sıcak havaların etkisiyle insanlar maske ve mesafe kurallarına dikkat etmedi. İkincisi de insanlara tatilde aşı olmak zor geldiği için aşılama oranları çok düştü. Haliyle vaka sayıları arttı, vaka sayılarındaki artışı asıl önümüzdeki günlerde göreceğiz” dedi.

Tüm dünya genelinde koronavirüs hastalığının ilk döneme göre şekil değiştirdiğini aktaran Prof. Dr. Kurugöl, “Eskiden yoğun bakımda yatan ağır hastaların büyük çoğunluğunu ileri yaştaki kişiler oluştururdu. Şimdi ise bu durum tamamen değişti; daha genç yaştaki hastaları yoğun bakımlarda görüyoruz. Yoğun bakımda yatan hastaların neredeyse tümünü 50 yaş altındaki ve aşısız kişiler oluşturuyor. Koronavirüs artık çocukların ve gençlerin hastalığı olmaya başladı” dedi.

Prof. Dr. Kurugöl, sözlerine şöyle devam etti: “Bayram sonlarına doğru merkezimize gelip yoğun bakıma yatan hastaların yaşı genelde 15-16. Eskiye nazaran genç hastaların hastalığı daha ağır geçirdiğini görüyoruz. 15 yaşın üzerindeki hastalarda da hastalık ağır seyrederek yoğun bakım gereksinimi oluşturuyor. Delta varyantının ortaya çıkmasıyla koronavirüs artık aşısızların hastalığı haline geldi. Delta varyantı çok daha bulaşıcı, bundan dolayı da vaka sayılarını artırıyor. Delta varyantı aşıların da etkisini bir miktar azalttı ama burada yanlış bir anlaşılma var; sanki aşılar delta varyantına karşı korumuyormuş gibi bir algı var. Böyle bir şey yok. BioNTech aşısının Delta varyantına karşı etkinliği bir miktar düşük ve hastalığın bulaşma ihtimali var ama bulaşmama ihtimali çok daha yüksek. En önemlisi yoğun bakım yatışlarına karşı ve ağır hastalığa karşı koruyuculuğu çok yüksek. İki doz BioNTech aşısı olmuş ve üstünden 14 gün geçmiş kişilerde koruyuculuk oldukça yüksek.”

Aşılamayla ilgili Türkiye’de iki grup olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kurugöl, “Birincisi aşıyı çok arzu eden grup. 2 doz BioNTech olup, 3’üncü dozu bekleyenler var. 2 doz Sinovac’tan sonra BioNTech aşısı olup, ikinci kez yeniden BioNTech aşısı olmak isteyenler var. Bir de aşılanmamış ve ‘Bir bakayım’ diyen bir grup var. Şu an için ‘Bir bakayım’ diyen grup en tehlikelisi. Şu anda ABD’de Covid ölümlerinin yüzde 99.5’i aşısız kişilerden oluşuyor. Buradan çıkacak sonuç değerlendirilmeli; koronavirüsten ölmek istemiyorsanız aşı olmalısınız” dedi.

Aşıdan yüzde 100 koruma bekleyenler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kurugöl, “Dünyadaki hiçbir aşı yüzde 100 korumaz; kızamık aşısının koruyuculuğu yüzde 85, suçiçeği aşısının da koruyuculuğu yüzde 85’tir ama yaygın kesimlere yapıldığı zaman hastalığı kontrol altına alırlar. Biz değil 3, 30 tane de aşı olsak hastalığa karşı koruma sağlayamayabiliriz ama toplumda yüzde 70’in üzerine çıkılırsa o zaman korunma sağlar. Bu durum şu sonucu getiriyor; aşılanmamış kişiler, aşılanmış kişilerin hayatını tehdit ediyor. Bundan dolayı siz aşıyı olmak istemeyebilirsiniz ama aşı olmamak hasta olmanıza sebep olur ve sonunda da sizi sevenlerin çok üzülmesine yol açar. Sevdikleriniz cenazenizde ağlarlar, biz bunun örneğini çok gördük” dedi.

Koronavirüs nedeniyle yaşamını kaybedenlerin hemen hemen hepsinin aşısız olduğunu hatırlatan Kurugöl, “Sağlık Bakanlığı ölenlerin ve yoğun bakıma düşenlerin ne kadarının aşılı ne kadarının aşısız olduğunu bildirmeli. Bunu bildirirsek insanlar aydınlanır. Aşıyla ilgili zorunluluk getirilmesini doğru bulmuyorum ama yaptırım getirmek lazım. Kişi aşı olmadığı zaman başkalarının hayatını tehdit ediyor, belki aşılanan kişi hastalıktan ölmeyecek ama aşısız çocuğunun hasta olmasına ve yoğun bakımda yatmasına sebep olacak. Aşılanmazsanız sadece kendinize değil topluma da zarar vermiş olursunuz. O zaman benim de aşı olmayanlara yaptırım getirilmesini istemek en doğal hakkım olur. Aşı olmayanların kapalı mekanlara girmesi yasaklanmalı; futbol maçlarına, sinemaya, tiyatroya, AVM’ye, restorana, devlet dairelerine girememeliler. Aşıyı reddeden kişi eğer bir doktorsa ücretsiz izine ayrılmalı, öğretmense okulda öğretmenlik yapamamalı ve ücretsiz izine ayrılmalı. Bu, insanların haklarını elinden almak değil; aksine toplumu korumak adına alınması gereken önlemlerdir” şeklinde konuştu.

Aş yaptırmayanların en çok gençlerden oluştuğunu söyleyen Kurugöl, “Aşılanan gençlere ödül verilmeli. Bu gençlere konser biletleri verelim, futbol kulüpleri desteklediğini söylüyorlar; taraftarlarına çekiliş yaparak bilet vermeliler. Ödüllerin yanında yaptırımlar da olmalı.

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı üstüne düşeni yaptı; Türkiye’de yeterince aşı var. Sağlık çalışanları da üstüne düşeni yapıyor, günde 1,5 milyon kişiyi aşılıyor, kırsal bölgelere gidip insanları aşılıyorlar. Siz tüm bunlara karşı ‘Ben aşı olmuyorum’ diyorsanız bunun da bir karşılığı olmalı. O zaman aşı yapılan kişilere karşı bir haksızlık olur. Bununla ilgili yakın zamanda bir yaptırım gelecek diye düşünüyorum çünkü toplumun büyük bir kısmı bunu istiyor” dedi.

Eskiye göre iyi bir durumda olduğumuzu belirten Prof. Dr. Kurugöl, “Şu an toplumun sadece yüzde 29’u tam aşılı. Bunun en az yüzde 70 olması gerekiyor. Bunun dışında çocuk aşılaması da yapmamız gerekli; böylece hem çocukları korursunuz hem de bulaşı önlemiş olursunuz. Dünyada ABD’de, Avrupa’daki birçok ülkede ve İsrail’de 12 yaş üzerine hem BioNTech hem Moderna aşısı yapılıyor. Okullar açılmadan önce bizim de 12 yaş üstü çocuklara aşı yapmamız lazım; çünkü son dönemlerde yoğun bakımda yatan çok fazla 12 yaş üzeri ağır hasta görmeye başladık. Okulların açılması çok çok önemli. Çocuklar yaklaşık bir buçuk yıldır yüz yüze eğitim yapamıyor. Okula başlayıp, yazmayı okulda öğrenmemiş çocuklar var. Bir sene daha aynı şeyler olur da okullar açılmazsa biz bir nesli kaybederiz, geleceğimizi kaybederiz. Bunun için mutlaka okulları açmamız lazım ama açmadan önce aşılamayı halletmemiz lazım” diye konuştu.

acıbadem escort
adalar escort
anadolu yakası escort
ataköy escort
ataşehir escort
avcılar escort
avrupa yakası escort
bahçelievler escort
bahçeşehir escort
bakırköy escort
beşiktaş escort
beylikdüzü escort
beyoğlu escort
bostancı escort
büyükçekmece escort
çapa escort
çatalca escort
esenyurt escort
etiler escort
fatih escort
fındıkzade escort
halkalı escort
istanbul rus escort
kadıköy escort
kartal escort
küçükçekmece escort
kurtköy escort
maltepe escort
mecidiyekoy escort
nişantaşı escort
otele gelen escort
pendik escort
sefaköy escort
silivri escort
sirinevler escort
şişli escort
taksim escort
topkapı escort
tuzla escort
akbatı escort
atakent escort
bahçeşehir anal yapan escort
bahçeşehir bdsm escort
bahçeşehir elit escort
bahçeşehir escort
bahçeşehir eve gelen escort
bahçeşehir grup yapan escort
bahçeşehir masoz escort
bahçeşehir otele gelen escort
bahçeşehir rus escort

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort avcılar escort beylikdüzü escort kartal eskort avcılar escort esenyurt escort istanbul escort bakırköy escort halkalı escort şirinevler escort sefaköy escort istanbul escort maltepe escort esenyurt escort avcılar escort tuzla escort taksim escort bayan beylikduzu escort Проститутки escort izmir izmir escort bayan gaziantep escort