TELE1’in Satışı Üzerine Tepkiler: Adnan Oktar Örneğiyle Eleştirildi

Bugün kaleme aldığı yazısında TELE1’in TMSF tarafından satışını eleştiren Faruk Bildirici, bu durumu Adnan Oktar’ın A9 TV’si ile ilişkilendirerek dikkat çekti. Bildirici, “Halen TMSF yönetiminde olan 23 medya şirketi var. Can Holding’in televizyon kanalları ve Gain Medya ile birlikte Adnan Oktar’ın A9 TV’si mevcutken, TELE1’in 28 milyon lira gibi son derece düşük bir bedelle aceleyle satılmak istenmesi manidar” ifadelerini kullandı.

Bildirici, daha önce farklı soruşturmalar ve operasyonlar sonucu el konulan diğer medya kuruluşlarını da hatırlatarak, A9 TV’nin de bu kapsamda olduğunu belirtti. Oktar’ın cezaevinde olan A9 TV’sinin hâlâ satışa çıkarılmadığını vurgulayan Bildirici, TELE1’in neden bu kadar aceleci bir şekilde satılmak istendiğine dikkat çekti.

“CASUSLUK BAHANESİ, ASIL HEDEF TELE1” Bildirici, yazısında şu ifadeleri kullandı: “TELE1’in satışı, geri dönülmez bir şekilde ortadan kaldırılması anlamına gelecek. Merdan Yanardağ beraat etse bile kanalı geri alması mümkün olmayacak. ‘Casusluk’ bahane, asıl hedef TELE1. Ne basın özgürlüğü ne de ifade özgürlüğü hakkında kaygı taşımıyorlar.”

Bildirici’nin eleştirileri arasında, Can Holding’e yönelik 11 Eylül 2025’te gerçekleştirilen “kara para operasyonu”nun ardından, birçok televizyon kanalının TMSF’ye devredilmesi de yer aldı.

TMSF’nin kayyum olarak devraldığı diğer medya kuruluşları ile TELE1 arasında büyük farklılıklar olduğuna dikkat çeken Bildirici, Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT gibi kanalların yayınlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığını belirtirken, TELE1’in muhalif bir medya bileşeni olarak işlevinin sona erdirildiğini ifade etti.

Merdan Yanardağ’ın cezaevinde kalmaya devam ettiğini ve yargıç karşısına çıkmadan TELE1’in 17 Haziran’da açık artırmayla satışa sunulacağı duyurusunun yapıldığını dile getiren Bildirici, TMSF’nin TELE1 için biçtiği 28 milyon liralık fiyatın, acele ile elden çıkarmaya çalıştıklarını gösterdiğini savundu.

“TELE1’in satışı, basın ve ifade özgürlüğü ilkelerine bir darbe. Mülkiyet hakkı hiçe sayılıyor. Bu durumda olan bir medya kuruluşunun geleceği konusunda endişeliyim” diyerek yazısını sonlandırdı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir